top of page

Aynı ekipte çalışan iki kişi, aynı olaya tamamen farklı tepkiler verebilir. Biri yüz yüze konuşmayı tercih ederken diğeri mesajlaşmayı daha pratik bulabilir. Biri uzun yıllar aynı kurumda çalışmayı başarı olarak görürken, diğeri gelişmek için değişimi önemseyebilir.


Bu farklılıklar çoğu zaman kuşaklar arası çatışma olarak yorumlanır. Ancak mesele yalnızca yaş değildir. Büyüdüğümüz dönem, çalışma hayatına başladığımız koşullar, teknolojiyle ilişkimiz ve geçmiş deneyimlerimiz iş hayatından beklentilerimizi etkileyebilir.


🌿 Burada önemli olan, farklılıkları ortadan kaldırmak değil; birbirimizi daha iyi anlayabileceğimiz ortak bir çalışma dili oluşturabilmektir.


“Yeni nesil böyle” ya da “eski nesil değişime kapalı” gibi genellemeler yerine, “Bu kişinin çalışma biçimini şekillendiren ne olabilir?” sorusunu sormak iletişimin yönünü değiştirebilir.

Çünkü farklı kuşakların aynı ekipte olması yalnızca çatışma yaratmaz. Doğru iletişim kurulduğunda deneyim, yeni bakış açıları ve farklı çalışma biçimleri birbirini tamamlayan bir güce dönüşebilir.


Aynı düşünmek zorunda değiliz; birlikte çalışmayı öğrenebiliriz.

Hafta sonu dinlendiniz, belki uzun uzun uyudunuz ama pazartesi sabahı yine yorgunsunuz. Çünkü her yorgunluk bedensel olmayabilir.

Sürekli bir şeyleri düşünmek, yapılacakları zihinde tekrar etmek, gelecek için endişelenmek ya da gün boyunca birçok karar vermek zihinsel yorgunluğa neden olabilir. Beden dinlenirken zihin çalışmaya devam ettiği için dinlenmiş hissetmek zorlaşabilir.


🌿 Bu yüzden dinlenmek bazen hiçbir şey yapmamak değil, zihnin sürekli meşgul olduğu şeylerden bir süre uzaklaşabilmektir.

Kısa bir yürüyüş yapmak, telefonu bir süre kenara bırakmak veya sadece birkaç dakika hiçbir şeyi çözmeye çalışmadan oturmak bile zihne ihtiyaç duyduğu alanı açabilir.


Bazen ihtiyacımız daha fazla uyumak değil, zihnimizi de dinlendirmektir.

Çoğu zaman başkalarından takdir bekleriz. Yaptıklarımızın görülmesini, emeklerimizin fark edilmesini isteriz.


Ama bazen en çok unuttuğumuz kişi kendimiz olur.


Kendine sürekli eksiklerini hatırlatan biriysen, başkalarından gelen güzel sözler bile kısa süre sonra etkisini kaybeder.


💡 Evde uygulanabilir küçük adım:


Bugün kendine şu soruyu sor: “Bugün kendimle gurur duyabileceğim ne yaptım?”


Cevap küçük bile olsa onu görmezden gelme.

bottom of page