top of page

Birçok çalışan toplantılarda iyi fikirleri olmasına rağmen konuşmaktan çekinir.

Bunun nedeni genellikle yetersiz hissetmek ya da yargılanma korkusudur.


💡 Deneyebilirsin:

Bir fikrini paylaşmadan önce onu yazılı olarak hazırla.

Küçük cümlelerle başlamak, sesini duyurmayı kolaylaştırır.

Unutma, sessizlik fikirlerini değersiz yapmaz — sadece görünmez kılar.

“Ya işler kötü giderse?” diye düşünüp hiç başlamadığın oldu mu? Çoğu kaygı aslında kontrolümüz dışında kalan şeylere odaklanmaktan doğar.


Gerçekte kontrol edemediğimiz şeyler zihnimizde dev gibi görünür ama elimizden gelenler küçülür.


✨ Küçük bir adım: Bir kâğıda “kontrolümde” ve “kontrolümde değil” başlıkları aç. Kontrolünde olanlara odaklan, diğerlerini bırak.

Bazen hiçbir şey yolunda gitmiyor gibi hissederiz. İçimizde sürekli “Ya başarısız olursam?”, “Beni kimse sevmiyor.”, “Yeterince iyi değilim.” gibi olumsuz düşünceler dolaşır. Peki, bunlar nereden geliyor?


Aslında zihnimiz bizi korumak için sürekli senaryolar üretir. Ama bu düşünceler fazlalaştığında, bizi aşağı çeker.


✨ Küçük bir adım: Böyle bir düşünce geldiğinde kendine “Bu gerçekten doğru mu, yoksa sadece bir düşünce mi?” diye sor. Bazen bu farkındalık bile zihni rahatlatır.

bottom of page